Erdoğan’ın ABD Ziyareti ve F-35 Görüşmeleri
Devlet Başkanı Erdoğan, ABD ziyaretinin ardından verdiği açıklamalarla gezinin etkilerine hızlıca müdahale etti. Kendisine yönelik yapılan yorumlardan hoşnut kaldı.
“Gazeteciler, yorumcular, hepsi birden harekete geçti” diye belirtti. Ancak Trump ile F-35 pazarlığı konusundaki detayları tam olarak öğrenemedik.
Toplantı öncesi Trump, “anlaşırsak veririm” şeklinde konuştu. Ne talep ettiğini biliyor muyuz? Gazze planına maddi destek mi istedi? S-400’leri teslim etmemiz gerektiği zaten biliniyordu.
Türkiye’nin ekonomik durumu açık bir şekilde ortada. “Cumhurbaşkanı, kendi servetinden yatırım yapmalı” şeklinde açıklamalarda bulundu. Çünkü kendisi de bir inşaat müteahhidi.
Erdoğan, F-35 konusuna yönelik en net yanıtı bir gazeteciye verdi. Sorulan soruya, “Sen ne kadar meraklısın, ben senin kadar değilim” diyerek yanıt verdi.
“Parayı ödedik ve hala F-35’leri alamıyoruz, durumun takibindeyiz” dedi. Washington’da en sempatik soruyu yönelten Yıldız Yazıcıoğlu oldu.
Geçen yıl Washington’da “F-16’lar ne oldu” diye sorulduğunda, “Biden ile görüşmem olacak, birkaç haftaya döneceğim” demişti.
Eğer Trump, “F-35’leri teslim ediyoruz” dese, farklı sorunlar ortaya çıkardı. Ancak, bu durumda “Ne istediğimize dair bir fikir edinmek zor olurdu”.
Fidan ve Kaan yazısını okuyan Ayşenur Arslan, “En sıkı Reisçiler, asıl hedef Erdoğan’ı zayıflatmak” yönünde ifadeler kullandı. Fidan’ın ABD’ye vermek istediği mesajın ters etki yarattığı belirtiliyor.
Fidan’ın Savunma Sanayii Başkanlığı’nı eleştirdiği iddia edildi. Ancak SSB, “İşlerimiz yolunda, planlar yerli motor üzerindedir” açıklamasını yaptı.
Liderlerin asıl amacı kamuoyu önünde zan altında kalacak açıklamalar. Bu nedenle herhangi bir eleştiri, hemen cevaplanıyor.
Erdoğan ve Fidan arasında uzun yıllara dayanan bir ilişki var. İkisi de birbirlerini desteklemeye devam ediyor. Ancak, bazı çevreler Fidan’ın amacının Erdoğan’ın itibarını zedelemek olduğunu iddia ediyor.
Unutulmamalı ki, herkes liderliği Erdoğan’dan daha güçlü olmadığında hemfikir. Ancak, onun yönetimini kimin üstlendiği ayrı bir konudur.
Tahsin Ertuğruloğlu, ABD ziyareti sırasında Kıbrıs’ı ve bölgedeki askeri hareketliliği değerlendirdi. Rum Kesimi’nin Türkiye’ye karşı başarılı olma ihtimali üzerine potansiyel endişelerini dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Cumhuriyeti ile olan ilişkilerini ve Ada’nın yeniden birleşme konusundaki desteklerini belirtti.
Her ne kadar liderler ülkelerinde güçlü olsalar da küresel sistemde de yer alabilirler. Ancak bazen, otoritelerini kaybetmeleriyle sonuçlanabilecek riskler alabilirler.